Anasayfa › Teknik SEO
Teknik Seo
Teknik SEO, sitede neyin nerede durduğuna bakar: her şubenin ayrı bir sitede mi yoksa tek sitenin bir sayfasında mı duracağı, içinde ilan kalmamış sayfaların yayında kalıp kalmayacağı, geri tuşuna basan ziyaretçinin listede döndüğü satır ve alan adını siteye, e-postaya bağlayan kayıtların tutulduğu hesap.
Teknik SEO Her Şubeye Ayrı Bir Site mi, Tek Sitede Ayrı Bir Sayfa mı Açılacağına Nasıl Karar Verir?
Aksaray merkezde, Ortaköy’de ve Eskil’de birer ofisi olan bir evden eve nakliye firmasının üç sitesi vardır; her biri dört sayfadır. Üçüne de bir yıldır kimse dokunmamıştır: birinde geçen yazın kampanyası durur, ötekinde çoktan bırakılmış bir hattın numarası. Teknik SEO burada önce şunu sorar: bu firma üç site mi taşımalı, yoksa içinde üç dolu ofis sayfası bulunan tek bir site mi?
Ayrı site her şeyi üçe böler. Barındırma, yani sitenin kiralık yeri, üç kez ödenir; yazılım üç kez güncellenir; fiyat değişince üç yerde düzeltilir, biri unutulur. Başka sitelerin verdiği bağlantılar da bölünür: bir haber Ortaköy sitesini gösterir, bir müşterinin yazısı merkezdekini. Arama motorunun bir adrese duyduğu güven, o adresin başka yerlerde gösterilmesiyle birikir; üç küçük birikim çoğu zaman bir büyüğünün yerini tutmaz.
Tek sitede her ofisin dolu bir sayfası olur. Sayfada o ofisin açık adresi, kendi telefonu ve çalışma saatleri yazar; orada çalışanların adı, kapının ve araçların fotoğrafı durur. Hangi ilçelere, hangi köylere oradan gidildiği anlatılır. Ofisin harita kaydındaki site bağlantısı anasayfayı değil bu sayfayı açar; sayfa da harita kaydına yol verir. Fiyatın neye göre değiştiği ise bir kez yazılır.
Böyle bir siteyi yaşatmak çoğu zaman daha kolaydır. Tek yönetim ekranı, tek yedek, tek ziyaret kaydı vardır; eklenen her yazı, her müşteri sözü üç ofisin de işine yarar. Şartı şudur: ofis sayfaları birbirinin eşi olmayacak. Eskil sayfasında yalnızca ilçenin adı değişmişse o sayfa, öteki ikisinin söylediğini yinelemekten öteye geçmez. Her ofisin kendine ait birkaç gerçeği, kendi sayfasında yazılı durmalıdır.
Ayrı sitenin doğru olduğu iki durum vardır. Birincisi tabeladır: ilçedeki ofisin kapısında başka bir ad yazıyorsa, o adı arayan kişi o adın sitesini bekler; başka adlı bir sitenin iç sayfası onu şaşırtır. İkincisi sahipliktir: ofis başka birinin ya da bir ortağın ise kendi hesabını ve kendi kararını ister. Bunların dışında ayrı site, çoğu zaman yıllar önce verilmiş ve unutulmuş bir karardır.
Sonradan birleştirmek, iki siteyi silmek değildir. Eski sitelerin her sayfası yenideki karşılığına yönlendirilir; eski bir bağlantıya dokunan kişi yeni sayfaya varır. Hangi yolun size uyduğu, siteye bakılmadan söylenmez. Teknik SEO için ilk gün yapılan budur: büyüteç. Halı onaran usta halıyı yere serer, büyüteci alır, üstünden ilmek ilmek geçer; bakmak için tek ipliği sökmez. Sitenize de dışarıdan bakılır; şifre gerekmez, ücret de.
İçinde Tek İlan ya da Tek Ürün Kalmamış Sayfalar Sitede Açık Durmayı Sürdürürse Ne Olur?
Aksaray merkezde, ana yol üstünde ikinci el kamyon ve çekici satan bir galerinin sitesinde kırk ilan sayfası vardır; her biri bir araç türü ya da model için açılmıştır. Otuzunda araç çoktan satılmıştır. Sayfa durur, başlığı durur, menüdeki adı durur; ortasında tek satır yazar: “Bu kategoride ilan bulunamadı.” Damperli kamyon arayan nakliyeci üç sayfa açar, üçünde de bu satırı okur ve vazgeçer.
Boş sayfanın kusuru, boş olduğunu söylememesidir. Sunucu, yani sitenin durduğu bilgisayar, onu isteyen her ziyaretçiye “buradayım, sayfa yerinde” cevabını verir. Ziyaretçi bir dokunuşunu harcar, bekler, döner. Arama motoru adına siteleri dolaşan yazılım da aynı cevabı alır, okumaya gelir, içeride bir şey bulamaz. Arama motorları böyle sayfaları çoğu zaman tanır; yerinde ama boş sayıp sonuçlardan çıkarabilir, böylesi çok olan siteye seyrek uğrayabilir.
Her boş sayfa için ayrı karar verilir. Yeniden dolacak grup yerinde kalır: galeri çekici alıp satmayı sürdürüyorsa “Çekiciler” sayfası silinmez, ama boş da bırakılmaz. Sayfa o gün elde araç bulunmadığını açıkça yazar, altında en yakın seçenekleri gösterir ve sormak isteyene telefonu verir. Grubun adresi de yıllar içinde biriktirdiği ziyareti ve dışarıdan aldığı bağlantıları yitirmez; araç geldiğinde sayfa kaldığı yerden sürer.
Biten ilanın sayfası ise bekletilmez; yayından alınır ve adresi, ait olduğu gruba yönlendirilir. Yönlendirmede kaldırılan adrese gelen kişi hiçbir şey fark etmez; önünde öteki sayfa açılır. Satılmış kırmızı çekicinin bağlantısını bir ay sonra arkadaşından alan kişi, hata yazısıyla değil, o gün satılık duran çekicilerle karşılaşır. Galeri o tür aracı artık hiç satmıyorsa adres bir üstteki genel listeye bağlanır.
Üçüncü durum, uzun süre boş kalacağı bilinen sayfadır. Galeri soğutuculu kasalı araçları yılda bir kez alıyorsa o grup aylarca boş duracaktır. Sayfa menüden ve anasayfadaki kutulardan çıkarılır; kimse ona yollanmaz. Kodunda, ekranda görünmeyen bir yere tek satır yazılır; satır arama motoruna “bu sayfayı sonuçlarında gösterme” der. Bu isteğe arama motorlarının çoğu uyar. Araç geldiği gün satır silinir, sayfa menüdeki yerine döner.
Bunların hiçbiri her seferinde elle yapılmak zorunda değildir; birçok ilan yazılımı, boşalan grubu menüden kendiliğinden düşürecek biçimde kurulabilir. Hangi sayfaların boş durduğu ise dışarıdan da görülür. Teknik SEO büyüteci altında boş bir ilan sayfası bir söküktür: dokumanın çözüldüğü yer. Her söküğe üç not iliştirilir: halının neresinde açılmış; orada müşterinin ayağı nerede takılıyor; yeniden ilmeklenmesi hangi ayın listesinde bekliyor.
Geri Tuşuna Basan Ziyaretçi Kaldığı Satıra mı Döner, Listenin En Başına mı?
Kamyon ve çekici parçaları satan bir yedek parçacının sitesinde bir usta, telefonunda uzun bir listeyi iner: balatalar, körükler, rotlar. Altmışıncı satırda aradığına benzeyen bir parça görür, dokunur, ölçüsüne bakar; aradığı o değildir. Telefonun geri tuşuna basar. Karşısına listenin ilk satırı çıkar. Altmış satır yeniden önündedir. Çoğu kişi ikinci kez inmez; parçayı başka bir sitede ya da telefon açarak aramayı sürdürür.
Geri tuşu, ziyaretçinin gözünde bir söz taşır: az önce durduğum yere dönerim. Liste sayfasında bu söz üç şeyi içerir. Birincisi satırdır: ekran, bırakılan parçanın hizasında açılmalıdır. İkincisi seçimlerdir: usta yalnızca kendi aracına uyan parçaları görmek istediyse, dönüşte liste yine öyle durmalıdır. Üçüncüsü sıradır: ucuzdan pahalıya dizdiyse dizilişin, listenin üçüncü sayfasındaysa o sayfanın yerinde kalması gerekir.
Unutkanlığın nedeni çoğu zaman listenin kuruluşundadır. Tarayıcı, yani adres yazıp site açtığınız program, geri dönüldüğünde sayfayı genellikle bırakıldığı hizada açmaya çalışır. Liste baştan sona tek parça geliyorsa bunu başarır. Aşağı inildikçe yeni satır getiren listede ise dönüşte sık sık yalnızca ilk bölüm yüklenir; altmışıncı satır henüz ortada yoktur, tarayıcının gideceği bir hiza kalmaz. Seçimler yalnızca o ekranda tutulmuşsa onlar da silinir.
Çaresi, listenin o anki hâlini adrese yazmaktır. Ziyaretçi bir seçim yaptığında, sırayı değiştirdiğinde ya da listenin devamını açtığında adres çubuğundaki yazının sonuna küçük bir ek gelir: hangi seçim, hangi sıra, kaçıncı bölüm. Geri dönüldüğünde sayfa bu eki okur, listeyi aynı biçimde kurar ve ekranı bırakılan satıra getirir. Kimi sitede aynı iş, tarayıcının o sayfa için tuttuğu küçük bir kayıtla görülür.
Adrese yazmanın yan yararları da vardır. Usta listeyi o hâliyle çırağına gönderebilir; bağlantıya dokunan çırak aynı parçaları aynı sırayla görür. Sayfayı yanlışlıkla yenileyen kişi kaldığı yeri yitirmez. Dikkat edilecek tek şey, çoğalan bu adreslerin arama motoruna ayrı sayfalar gibi görünmemesidir; listenin asıl adresi kodda belirtilir. Parça sayfasındaki “listeye dön” bağlantısı da baştaki boş listeye değil, bırakılan hâle götürmelidir.
Deneme telefonda yapılır; liste en çok orada uzar. Bir seçim yapın, derine inin, bir parçayı açın, geri tuşuna basın. Aynı satırda mısınız? Seçiminiz duruyor mu? Durmuyorsa iş ilmek listesine yazılır: teknik SEO için o ay nelerin yapılacağını gösteren liste. Listeye son sözü her ay siz söylersiniz; “başlansın” demediğiniz satıra başlanmaz. Sıra bellidir: önce göbek, sonra kenar; göbek, ziyaretçinin gezdiği parça sayfalarıdır.
Alan Adını Siteye ve E-postaya Bağlayan Kayıtlar Kimin Hesabında Durur, Biri Bozulursa Ne Kopar?
Pazartesi sabahı bir nakliye firmasının e-posta kutusu sessizdir. Hafta sonu yük soran kimse olmamış gibidir; oysa müşteriler yazmış, yazdıkları kendilerine geri dönmüştür. Cuma günü firmanın sitesi yeni bir barındırma firmasına taşınmıştı; site açılıyor, her sayfa yerinde duruyordu. Kimsenin bilmediği şuydu: postayı firmanın kutularına yönelten kayıtlar da eski firmanın hesabında tutuluyordu ve taşınma sırasında orada kalmıştı.
Alan adı, adres çubuğuna yazılan adınızdır; kendi başına hiçbir yere bağlı değildir. Onu siteye ve posta kutularına bağlayan, alan adı kayıtları denen bir avuç kısa bilgidir. Biri, adınızı yazan kişinin hangi bilgisayara götürüleceğini söyler; bir başkası, adınıza gönderilen iletinin hangi posta hizmetine teslim edileceğini. Birkaçı da adın size ait olduğunu başka hizmetlere kanıtlar. Hepsi tek bir hesabın içinde durur.
O hesap üç yerden birinde olur. Kayıtlar, adı satın aldığınız firmadaki hesapta durabilir. Sitenin barındırıldığı firmaya emanet edilmiş olabilir; adı satan firmaya yalnızca “kayıtlarım şurada” denmiştir. Üçüncü ihtimal, siteyi hızlandırmak ya da korumak için araya konmuş ayrı bir hizmettir. Hangisi olduğunu dışarıdan bakan da görebilir; içeri ise ancak hesabın şifresini bilen girer. İşletme sahibi bu yeri bilmeli, şifre de onda durmalıdır.
Sitenin kaydı ile postanın kaydı ayrıdır; birini değiştirmek ötekine dokunmayı gerektirmez. Kopukluk, kayıtların tutulduğu yer topluca değiştirildiğinde olur: yeni yere yalnızca sitenin kaydı yazılır, posta kayıtları eski hesapta kalır ve artık oraya bakan olmaz. Site açıldığı için her şey yolunda görünür. İlk fark eden, cevap alamayan müşteridir. Kanıt kayıtları eksik kalırsa sizin gönderdiğiniz iletiler de karşı tarafta istenmeyenler arasına düşebilir.
Bu yüzden her değişiklikten önce kayıtların kopyası alınır: ekranın görüntüsü ya da hesabın verdiği liste, günüyle saklanır. Değişikliği kimin yapacağı da baştan bellidir. Siteyi taşıyan kişiye ana şifre verilmez; hesap izin veriyorsa ona ayrı, sonradan geri alınabilen bir yetki açılır. Değişiklik her yerde aynı anda görünmez; yayılması birkaç saat, kimi zaman daha uzun sürer. O süre boyunca posta kutusu ayrıca denenir.
Kayıtlarınız hangi hesapta duruyor? Sitenizin adresini yazmanız, büyüteci çağırmaya yeter; siteniz büyüteç altına alınır, bedel istenmez. Büyüteç halının dört kenarını dolaşır: teknik durum bir kenardır; sayfalarda yazılanlar, adınızın başka yerlerde anılışı ve haritadaki kaydınız öteki üçüdür. Teknik SEO için birlikte çalışırsak her ay bir ay sonu sergisi görürsünüz: ilmeklenen yerler ve sıradaki iş, yalın sözlerle. Sonra ikinci büyüteç gelir; ilkiyle karşılaştırılır.
Üç ofisim aynı fiyat sayfasını gösterecek ama ilçelerde yol farkı alıyorum; fiyatı yine de tek yerde mi yazmalıyım?
Evet; ortak olan bir kez yazılır, farkı ofis sayfası söyler. Fiyatı neyin değiştirdiği tek sayfada durur: eşyanın hacmi, kat, asansör, mesafe. Her ofisin sayfasına yalnızca oraya özgü cümle eklenir: hangi köylere yol farkı alındığı, hangilerine alınmadığı. Aynı fiyat yazısını üç sayfaya kopyalarsanız, değiştiği gün yine biri eski kalır.
Boşalan grupları menüden kaldırırsam geriye altı yedi başlık kalıyor; bu, galerimi olduğundan küçük göstermez mi?
Otuzu boş kırk başlık galeriyi büyük değil, bakımsız gösterir; arayan üçüncü boş sayfada vazgeçer. Dolu yedi başlık daha inandırıcıdır. Ne alıp sattığınızı ayrıca tek cümleyle yazabilirsiniz: “Şu tür araçları alır, satarız; bugün elimizde olanlar bunlardır.” Aradığını listede göremeyen kişi için de altına telefonunuzu ve “aradığınız aracı sorun” satırını koyun.
Geri tuşu sorununu, parça ayrıntısını ayrı bir sayfada değil de listenin üstünde açılan bir pencerede göstererek çözsem olur mu?
Olabilir; liste arkada kıpırdamadan durduğu için ziyaretçi yerini yitirmez. İki şart vardır. Her parçanın yine de kendi adresi ve kendi sayfası olmalıdır; yoksa parça birine gönderilemez, arama motoru da onu ayrı bir sayfa olarak göremeyebilir. İkincisi, pencere açıkken basılan geri tuşu siteden çıkarmamalı, yalnızca pencereyi kaldırmalıdır.
Kayıtlarıma bakmak için alan adını aldığım firmanın ekranına girdim; “kayıtlar başka bir yerde yönetiliyor” yazıyor, bu ne anlama geliyor?
Adınızın kayıtları o firmada değil, emanet edildiği başka bir hizmette duruyor demektir; çoğu zaman bu, sitenizin barındırıldığı firmadır. Aynı ekranda genellikle “ad sunucuları” başlığı altında iki üç satır durur; satırlardaki ad çoğu zaman kayıtların tutulduğu firmayı gösterir. O firmadaki hesabın kimde olduğunu öğrenin ve şifresini kendi elinize alın.