Anasayfa  ›  Site İçi SEO

Site İçi Seo

Site içi SEO, her siteye uyan sözün yerine yalnızca size uyanı koyar: sık yapılan bir güzergâha ayrı sayfa açmanın yeri, önce ve sonra fotoğraflarının sunuluşu, hizmet verilen her sektöre ayrılan sayfa ve “kaliteli hizmet, uygun fiyat” kutularının yerini alacak cümleler.

Telefon ekranı: Site İçi SEO

Site İçi SEO Sık Yapılan Her Güzergâha Ayrı Bir Sayfa Açmayı Ne Zaman Doğru Bulur?

Aksaray merkezde bir nakliye firmasının sitesinde altmış sayfa vardır; her biri, firmanın aklına gelen iki yer arasındaki sefer için açılmıştır. Hepsinde aynı üç paragraf durur; yalnızca başlıktaki ve ilk cümledeki adlar değişir. Büyük şehre gidenin sayfası ile liman kentine gidenin sayfası arasında başka fark bulunmaz. Site içi SEO her birine aynı soruyu sorar: burada kendine ait ne yazıyor?

Sık gidilen bir güzergâhın sayfası, söyleyecek kendi sözü olduğunda açılmaya değer. O söz beş sorunun cevabıdır. Araç haftanın hangi günleri yola çıkar? Hangi araçla gidilir: kapalı kasa mı, tenteli mi, soğutuculu mu? Yük kapıdan kapıya kabaca kaç günde varır? Fiyatı neler değiştirir? Kim aranır? Bu cevaplar her yol için başkadır; bir sayfadan ötekine kopyalanamayan da budur.

Süre ile fiyat, bu sayfanın en çok özen isteyen satırlarıdır. Süre bir taahhüt gibi yazılmaz; neye göre uzadığı anlatılır: yükleme saati, yolun durumu, teslim adresinin şehrin neresinde olduğu. Fiyat için rakam şart değildir; onu değiştiren şeyler sayılır: yükün hacmi ve ağırlığı, aracın tek müşteriye ayrılıp ayrılmadığı, dönüşte yük bulunup bulunmadığı, katlara taşıma istenip istenmediği. Okur kendi yükünü bu satırların arasında görür.

Cevaplar öteki yolunkilerle aynıysa o güzergâh sayfa olmaz. Seyrek gidilen bir yer için tek doğru cümle “oraya da gidiyoruz” cümlesidir ve o cümlenin yeri bir tablodur. Tek sayfada bütün güzergâhlar alt alta dizilir: nereden nereye, hangi günler, hangi araçla, kimi arayarak. Arayan kişi kendi yolunu tabloda bulur, numarayı çevirir. Dürüstçe doldurulmuş tek tablo, elli kopya sayfanın yapamadığını çoğu zaman yapar.

Adı değiştirilmiş kopyalar birbirine yardım etmez, birbirini zayıflatır. Arama motorları, yalnızca adı değişen sayfalarla karşılaşınca çoğu zaman içlerinden tekini gösterir; hangisinin görüneceğine de siz karar veremezsiniz. Okur ise ikinci sayfada kalıbı tanır: komşu ilin sayfasında liman kentinin cümlelerini görünce üçüncüyü açmaz. Altmış sayfanın bıraktığı izlenim, firmanın altmış yere gittiği değil, hiçbirini anlatmaya vakit ayırmadığı olur.

Hangi güzergâhın sayfayı hak ettiğini firma zaten bilir: telefonda en çok sorulan, araçların her hafta gittiği birkaç yoldur. Onların sayfası yazılır, gerisi tabloya iner; kaldırılan adresler tabloya yönlendirilir. Kopyaları büyüteç gösterir: halı ustası onaracağı halıyı yere yayar, büyüteçle üstünden geçer, tek ilmeği çözmeden bakar. Bizde site içi SEO da dışarıdan bakarak başlar; şifresiz ve ücretsiz. Dört kenardan biri sayfaların içeriğidir.

Önce ve Sonra Fotoğrafları Sayfada Nasıl Sunulursa Okuru İnandırır?

Eski halıların onarıldığı bir Sultanhanı atölyesinin sitesinde iki fotoğraf yan yana durur. Birincisi öğle güneşinde, avluda, ayakta çekilmiştir; halının kenarı açılmış, renkleri solgun görünür. İkincisi içeride, lambanın altında, yakından çekilmiştir; renkler koyu ve sıcaktır. Altlarında “önce” ve “sonra” yazar. Bakan kişi onarımı görmez, iki ayrı halı görür. İkisinin aynı halı olduğuna inanması için elinde hiçbir işaret yoktur.

İki fotoğraf, aralarında yalnızca yapılan iş fark ettiğinde inandırır. Bunun için üç şey sabit tutulur: açı, ışık ve uzaklık. Parça işe başlamadan önce nerede, nasıl çekildiyse iş bitince de orada, öyle çekilir: aynı duvarın önünde, günün aynı saatinde, aynı adım uzaklıktan. Yeri unutmamak için zemine bir işaret koymak yeter. Geri kalan her şey aynı kaldığında göz, değişen tek yeri kendisi bulur.

Fotoğrafların yanında tek bir cümle durur ve iki şey söyler: ne yapıldı, kabaca ne kadar sürdü. “Kenar boyunca çözülen bölüm yeniden dokundu; iş üç hafta kadar sürdü” gibi. Övgü yazılmaz; övgüyü fotoğraf yapar. Bir de yakın çekim eklenir: onarılan yer, avuç içi kadar bir alanı gösterecek yakınlıktan. Uzaktan bakan “değişmiş” der; yakından bakan nasıl değiştiğini görür ve ustalığı orada anlar.

Bu sayfada iki şeyden ödün verilmez. Birincisi dokunulmamış fotoğraftır: renk koyulaştırılmaz, leke silinmez, kusurlu köşe karenin dışında bırakılmaz. Oynanmış tek kare fark edildiğinde öteki karelere de inanılmaz. İkincisi sahibinin rızasıdır, çünkü parça müşterinindir. Fotoğrafın yayımlanmasına açıkça “olur” demiş olmalıdır; adının yazılıp yazılmayacağı da ona sorulur. İstemeyen müşterinin işi sitede gösterilmez; atölyenin gösterecek başka işi vardır.

Cümle ve tarih yazı olarak durur; fotoğrafın içine gömülmez. Bir karede neyin onarıldığını arama motoru çoğu zaman çıkaramaz; yanındaki yazıyı ise okur. “Saçak onarımı” ya da “yanık tamiri” diye arayan kişi, bu sözleri yazan sayfaya varabilir. Tarihin de işi vardır: onarımın ne zaman bittiğini söyler, atölyenin bugün de çalıştığını gösterir. Günü yazılmamış bir önce-sonra sayfası, ne zamandan kaldığını okurdan saklar.

Telefonda yan yana iki kare küçülür, ayrıntı kaybolur. Kareler ya alt alta dizilir ya da tek çerçevede üst üste konur; parmakla sağa sola çekilen bir çizgi öncesini sonrasından ayırır. Birbirini tutmayan iki fotoğraf, site içi SEO için bir söküktür; üç notu vardır. Birincisi yerini söyler: halının neresinde açılmış? İkincisi bedelini: müşterinin ayağı nerede takılıyor? Üçüncüsü zamanını: hangi ayın listesinde ilmeklenecek?

Aynı Hizmeti Ayrı Sektörlere Veren Bir Firma Her Sektöre Ayrı Sayfa Açmalı mıdır?

Aksaray ilinde soğuk hava deposu kiralayan bir firmanın üç ayrı müşterisi vardır: peynirini bekleten bir mandıra, meyvesini kasalayıp saklayan bir paketleme tesisi ve katkı ürünlerini serin tutmak isteyen bir yem satıcısı. Sitede üçünü de karşılayan tek sayfa bulunur: “Hizmetlerimiz”. Sayfa “her türlü ürününüz güvenle saklanır” der. Mandıracı peynirini, meyveci kasasını, yemci çuvalını bu cümlede aramış, hiçbiri kendini bulamamıştır.

Sektöre ayrı sayfa, o sektörün sorusu ötekilerden ayrıldığında doğrudur. Mandıracı soğuğun derecesini ve odanın başka ürünle paylaşılıp paylaşılmadığını sorar; peynirin koku çekmesinden çekinir. Meyveci nemi, kasaların nasıl istifleneceğini ve hasat haftalarında yer kalıp kalmayacağını sorar. Yemci için soğuk ikinci sıradadır; o kuruluğu, palet yerini ve kamyonun kapıya yanaşıp yanaşamayacağını öğrenmek ister. Üç ayrı kaygı, tek bir genel cümleyle karşılanmaz.

Her sayfa o sektörün kendi sözcükleriyle yazılır. Mandıracı “olgunlaştırma odası” diye arar, meyveci “soğuk muhafaza”, yemci “kuru depo”. Sayfanın başlığı ve ilk cümlesi bu sözü taşır. Ardından o sektörden bir örnek gelir: benzer bir işletme için oda nasıl ayrıldı, ürün nasıl yerleştirildi, giriş çıkış nasıl kayda geçti. Müşterinin adı ancak izniyle yazılır; izin yoksa işin türünü ve ölçeğini söylemek yeter.

Sorular ayrılmıyorsa sayfa da ayrılmaz. Firma aynı odayı aynı koşulla bir dondurmacıya ve bir pastaneye kiralıyorsa, bu ikisi için söylenecek ayrı bir söz yoktur. O zaman tek sayfa yeter; içinde kısa bölümler durur ve her bölüm kendi başlığıyla bir müşteri türüne seslenir. Ziyaretçi kendi işini başlıkta görür, üç satır okur, ortak koşullara geçer. Bölüm, söylenecek söz çoğaldığı gün kendi sayfasına taşınabilir.

Sektör adı değiştirilerek çoğaltılmış metin kimsenin işine yaramaz. “Mandıralar için soğuk depo” ile “meyveciler için soğuk depo” sayfalarında aynı paragraflar duruyorsa okur ikisinde de kendini bulamaz; arama motorunun da ikisini birden göstermesi beklenmez. Gerçekten ayrı yazılmış sayfalar ise birbirine ve ortak sayfaya bağlanır: fiyatın neye göre değiştiği, sözleşme süresi ve giriş saatleri tek yerde anlatılır, sektör sayfaları oraya yol verir.

Kaç sektöre sayfa açılacağını telefon defteri söyler: kimler arıyor, ilk ne soruyor? Aynı soruyu soranlar tek sayfada, başka soru soranlar kendi sayfasında karşılanır. Site içi SEO işleri ilmek listesine yazılır; aylık liste önce size okutulur, “evet” demediğiniz hiçbir sayfa açılmaz, hiçbiri kaldırılmaz. Sıra, halı ustasının sırasıdır: önce göbek, sonra kenar. Ortada duran, sizi en çok arayan müşterinin sayfasıdır.

Her Sitede Yazan “Kaliteli Hizmet, Uygun Fiyat, Güler Yüz” Kutularının Yerine Ne Yazılır?

Ana yol üstündeki bir lastik servisinin anasayfasında, dükkânın fotoğrafının altında dört küçük resim yan yana durur. Her birinin altında ikişer sözcük yazar: “Güler Yüz”, “Uygun Fiyat”, “Kaliteli Hizmet”, “Müşteri Memnuniyeti”. Lastiği yolda inmiş bir sürücü sayfayı açar; öğrenmek istediği, bu servisin kamyon lastiğine bakıp bakmadığı ve gece açık olup olmadığıdır. Dört kutuyu geçer, cevabı bulamaz, listedeki öteki sonuca döner.

Bu dört söz yalan değildir; yalnızca hiçbir şey söylemez. Aynı sözler komşu servisin, karşıdaki yedek parçacının, şehrin öbür ucundaki oto yıkamacının sitesinde de yazar. Okur onları yıllardır o kadar çok görmüştür ki gözü üstlerinden kayar. Bir sözün değeri, başkasının onu söyleyememesinden gelir. Her dükkânın söylediği söz, her kapıda asılı duran aynı çıkartma gibidir: orada durur, kimse okumaz, sökülse kimse eksikliğini duymaz.

Bir cümlenin boş olup olmadığı tek bir denemeyle anlaşılır: üstüne rakibinizin adını yazın. Cümle hâlâ doğru duruyorsa sizin hakkınızda bir şey söylemiyordur. “Kaliteli hizmet” her tabelanın altına uyar. “Çekici ve dorse lastiği sökülüp takılır; iş bitince bijonlar sürücünün gözü önünde yeniden sıkılır” cümlesi ise ancak bunu gerçekten yapan servisin sitesinde durabilir. Aynı deneme her kutuya, her başlığa uygulanır.

Kutular kalkar; boşalan yere, doğruluğu sınanabilen üç cümle gelir. Birincisi tam olarak ne yapıldığını söyler: hangi araçlara, hangi işler. İkincisi sınırı çizer: hangi saatler arasında, ne kadar uzağa, hangi koşulda. Üçüncüsü müşteriye kendi gözüyle görme yolunu gösterir: iş bitince eski lastiğin gösterilmesi, yapılanların fişe kalem kalem yazılması, servisin harita kaydındaki yorumlar. Bu cümlelerin ortak yanı, yanlışsa yakalanabilir olmalarıdır.

Üç cümle yeter; dördüncüsü çoğu zaman yine boş bir söz olur. Cümleler masa başında bulunmaz, dükkânda zaten yapılan işten çıkar: usta her seferinde neyi yapıyor, müşteri en çok neye şaşırıyor, hangi iş için “bunu başka yerde yapmadılar” deniyor? Tutulamayacak söz yazılmaz. “Her zaman” ve “hiçbir zaman” diye başlayan cümle, tutulmadığı ilk gün yanındaki doğru cümleleri de kendisiyle birlikte düşürür.

Sayfanızdaki kutuların yerine ne yazılacağı, siteye bakmadan söylenemez. Adresi siz gönderin, büyüteci biz tutalım: ücretsiz büyüteç dışarıdan bakar, şifre sormaz. Site içi SEO işini bize bırakırsanız halı her ay bir kez önünüze serilir: ay sonu sergisi, o ay nerelerin ilmeklendiğini, müşterinin artık nerede takılmadan yürüdüğünü ve sıranın neye geldiğini düz bir dille söyler. Sonra ikinci büyüteç gelir, ilkinin yanına konur.

Sıkça Sorulan Sorular

Çoğu zaman gerekmez. Gidiş ve dönüş aynı günlere, aynı araca ve aynı koşula bağlıysa tek sayfa iki yönü de anlatır; başlığında iki yön birlikte yazar. Dönüşte aracınız boş geliyor ve o yöne ayrı gün, ayrı fiyat koşulu sunuyorsanız söylenecek ayrı sözünüz var demektir; ikinci sayfa o zaman yerindedir.

Yapılmaz; “önce” karesi olmayan iş, önce ve sonra diye sunulmaz. Bitmiş işler “yaptıklarımız” başlığıyla, ne yapıldığını söyleyen birer cümleyle gösterilir. İlk kareyi unutmamanın yolu onu bir işe bağlamaktır: parça teslim alınırken doldurduğunuz fişe “fotoğrafı çekildi” diye bir kutu ekleyin; kutu işaretlenmeden işe başlanmasın.

O tek işten öğrendiğiniz, başka müşteriye de söyleyebileceğiniz birkaç doğru şey varsa yazılabilir: ne soruldu, oda nasıl hazırlandı, neye dikkat edildi. Örnek, müşterinin izniyle ve abartılmadan anlatılır; tek işi “sektörün tercihi” diye büyütmeyin. Söylenecek söz üç satırı geçmiyorsa genel sayfada kısa bir bölüm yeter; ikinci müşteri geldiğinde sayfaya dönüşür.

Büyük olasılıkla düşünmez; o yazıyı her dükkânda okuyor ve hiçbirinde bir anlam bulmuyor. Fiyat için gerçekten bir şey söylemek istiyorsanız ölçülebilen bir cümle yazın: fiyatın işe başlamadan önce söylendiği, yapılan işin fişte kalem kalem yazdığı, sökme takmanın lastik fiyatına dâhil olup olmadığı gibi. Okur bunu başka servisle karşılaştırabilir; “uygun”u karşılaştıramaz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.