Bir nakliyeci, ev taşıma işinin yanına zamanla bir de eşya deposu eklemiş; depoyu başka bir adla işletiyor: iki tabela, iki site, iki telefon. Aksaray merkezde bir ajansla masaya oturuyor ve isteğini tek cümleyle söylüyor: “İkisine birden tek fiyat verin.” Kasa tektir; ama Aksaray SEO fiyatları kasaya göre değil, yapılacak işe göre hesaplanır ve iş iki siteye bölünmüştür.
Dört soruya bakacağız; cevapların hiçbirinde rakam yok. İşe hangi bedelle başladığımız sitemizde açıkça yazıyor, burada yinelemiyoruz. Sorular şunlar: iki ad taşıyan işletmenin bedeli ikiye mi katlanır; reklamın parası ajansın emeğinden faturada nasıl ayrılır; mesai dışında gelen acil işin hesabı nerede tutulur; bir teklifi değerli kılan kalınlığı mıdır, içinde yazanlar mı?
Aksaray SEO Fiyatları İkinci Bir Sitesi ya da İkinci Bir Markası Olan İşletme İçin İkiye mi Katlanır?
İkiye katlanan işler vardır. Her sitenin kendi sayfaları, kendi metinleri, haritada kendi kaydı bulunur. Nakliye için yazılmış bir sayfa depo sitesine taşınamaz: aynı metni taşıyan iki sayfadan çoğu zaman yalnızca biri aramada görünür. Evini taşıtacak kişi ile eşyasını aylarca bırakacak kişinin soruları da ayrıdır. Sayfa sayfa yapılan emek, site sayısıyla birlikte çoğalır.
Bir kez yapılan işler de vardır. Ajans işletmeyi bir kez tanır: sahibini, müşterisini, ilin yollarını, işin mevsimini. Ziyaretleri sayan araçlar ve aylık özetin düzeni bir kez kurulur; ikinci siteye yalnızca uyarlanır. Onayın kimden, hangi yoldan alınacağı bellidir. İkinci site masaya geldiğinde ilk aylarda öğrenilenlerin çoğu hazırdır; yeniden öğrenilmez.
Bu yüzden ikinci sitenin bedeli çoğu zaman birincininkinden az olur; ama sıfır da olmaz. İkinci siteye bedel yazmayan teklife sorun: o sitenin sayfalarını kim, hangi ay yazacak? Bedeli düz ikiye katlayan teklife de sorun: bir kez öğrenilen şey neden iki kez yazılmış? Aksaray SEO fiyatları iki site için sorulduğunda dürüst cevap bu iki ucun arasında durur.
Her sitenin hedefi ayrıdır. Nakliye sitesi taşınma günü yaklaşan birinin aramasını bekler; depo sitesi eşyasına aylarca yer arayan birininkini. Aylık iş listesine biz ilmek listesi deriz; söz halı onarımından gelir. İki site varsa önünüze iki liste gelir ve ayrı ayrı onaylanır. İki listede de onarımın sırası geçerlidir: önce göbek, sonra kenar; evi geçindiren iş göbektir.
Bedelden önce sorulacak bir soru daha var: iki ad, iki ad olarak kalmalı mı? Müşteri bunları iki ayrı işletme diye mi tanıyor; tabelaları, faturaları ayrı mı? Depo aslında nakliyenin bir hizmetiyse tek sitede kendi sayfası ona yetebilir. Başka müşterisi olan başka bir işse iki site yerindedir. Karar sahibinindir; teklif bu karardan sonra yazılırsa neyin sayıldığı anlaşılır.
Reklam Platformuna Giden Para ile Ajansın Emeğinin Karşılığı Aynı Faturada mı Durur?
Reklam veren bir işletmenin cebinden iki ayrı para çıkar. Biri reklamı gösteren platforma gider: ilan her tıklandığında ya da gösterildiğinde platform bedelini alır. Öteki ajansa gider: reklamı kuran, metnini yazan, sonucuna bakan ekibin ücretidir. İlki durduğunda reklam o an yayından kalkar; ikincisi durduğunda reklam sürer, ama başında kimse kalmaz. İkisi aynı para değildir.
Birinci paranın işletmenin kendi hesabından çıkması iyi uygulamadır. Reklam hesabı işletmenin adına açılır, ödeme için işletmenin kartı tanımlanır, ajansa yalnızca yönetme yetkisi verilir; çoğu platform buna izin verir. Böylece ne harcandığını platformun kendi ekranında siz görürsünüz. Ajansla yollar ayrılırsa hesap da, o güne dek birikmiş geçmişi de sizde kalır.
Tek tutar iki parayı da gizler. “Reklam dâhil aylık şu kadar” yazan bir faturada platforma ne kadarının ulaştığını bilemezsiniz. Ajans reklamı kendi hesabından veriyorsa platformun düzenlediği belgeleri ve hesabı izleme yetkisini isteyin; ajansın elle hazırladığı tablo aynı şey değildir. Aksaray SEO fiyatları masadayken böyle bir istek kabalık sayılmaz; iki paranın birbirine karışmadığını ancak o belgeler gösterir.
İkinci para faturada kendi satırında durur: reklamı yönetmenin bedeli. Nasıl hesaplandığını sorun: her ay aynı mı, yoksa harcamayla birlikte mi büyüyor? Harcamaya bağlı bir bedelde reklam bütçesi arttıkça ajansın payı da artar; bunu bilerek anlaşmak gerekir. Faturanın kimin adına, hangi kalemle kesileceği gibi konular ise muhasebecinizin işidir; imzadan önce ona gösterin.
Bu yazının konusu olan çalışmada ise ödenecek bir platform yoktur. Arama sonuçlarının reklam olmayan bölümünde yer almak için arama motoruna para verilmez; orada görünmenin yolu sayfaların kendisidir. Bedelin karşılığı emektir; içinde arama motoruna aktarılan bir pay olmaz. Böyle bir teklifte “platform gideri” diye bir satır görürseniz ne olduğunu sorun.
Gece ya da Hafta Sonu Gelen Acil İstekler Ayrıca Ücretlendirilir mi?
Cumartesi gecesi site açılmıyor. Ya da pazar sabahı bir sayfada yanlış bir fiyat duruyor ve müşteriler o fiyatla arıyor. İşletme sahibi ajansı arar; telefon çalar, açan olmaz. Pazartesi sabahı iki taraf da kırgındır: biri iki gün yalnız bırakıldığını, öteki tatil gününde aranmasının beklenmediğini düşünür. İkisi de haklıdır; çünkü bu saatler için hiçbir şey konuşulmamıştır.
İlk iş, neyin acil sayılacağını önceden yazmaktır. Sitenin hiç açılmaması, formun ya da sipariş adımının çalışmaması, müşteriyi yanlış yere ya da yanlış fiyata götüren bir satır çoğu anlaşmada acildir. Yeni bir fotoğrafın eklenmesi, bir cümlenin değişmesi, bir aramada yerin oynaması acil değildir; sahibine öyle gelse de. Liste kısa olur ve iki tarafın da elinde durur.
Sonra iki soru sorulur ve cevapları kâğıda geçer. Mesai dışında açılan bir telefon ya da bakılan bir adres var mı? Varsa ilk cevap ne kadar sürede gelir? Cevap vermek, çözmek demek değildir: “gördük, bakıyoruz” demek bir cevaptır; sitenin yeniden açılması ise sunucuyu kiralayan barındırma firmasına bağlı olabilir. O firmanın destek numarası sizde de durmalıdır.
Asıl soru paradır: bu saatler bedelin içinde mi, yanında mı? İçindeyse sınırı sorulur: kaç kez, hangi işler için? Yanındaysa birimi sorulur: iş başına mı, saat başına mı? Ajans bu saatlerde hiç çalışmıyorsa bunu da duymak gerekir; sitenin başında kimin duracağını o zaman siz ayarlarsınız. İki ajansın Aksaray SEO fiyatları diye yazdığı rakamların farkı kimi zaman bu satırdadır.
Acil denen işlerin çoğu pazartesiyi bekleyebilir; bunu açıkça söyleyen ajans işini savsaklamış olmaz. Pazar günü fark edilen bir yazım yanlışı pazartesi sabahı da düzeltilir. Her saat anında cevap sözü veren bir teklifte ise o telefonu gece kimin açacağını sormak yerindedir. Yanlış bir fiyatı sayfadan kaldırmanın yolu da sahibine önceden gösterilebilir; bazı işler ajansı beklemez.
Kırk Sayfalık Bir Teklif Dosyası mı, İki Sayfalık Bir İş Listesi mi Daha Çok Şey Söyler?
Masaya kırk sayfalık bir teklif dosyası gelir: parlak bir kapak, ajansın öyküsü, “SEO nedir” bölümü, ödüller ve belgeler, en sonda birkaç satırlık fiyat. Yanında başka bir ajansın iki sayfalık iş listesi durur. İnsan kalın olanı ciddiye almaya yatkındır. Oysa kalınlık içerik değildir; dosyanın ne söylediğini anlamak için sayfalarını saymak yetmez, içinde kendi sitenizi aramak gerekir.
Bir kalem alın ve dosyada sitenizin bir sayfasının adıyla anıldığı satırların altını çizin. Genel bölümlerde çizecek bir şey çıkmaz: aramanın nasıl işlediği, ajansın aldığı ödüller her müşterinin dosyasında aynı sözlerle durur; değişen yalnızca kapaktaki addır. Kırk sayfada altı çizili üç satır kaldıysa elinizdeki, üç satırlık bir teklif ile otuz dokuz sayfalık bir broşürdür.
Bir teklifin söylemesi gerekenler iki sayfaya sığar. İlk ayların işleri, adlarıyla: yazılacak sayfa, onarılacak bölüm, düzeltilecek kayıt. Bu işleri kimin yapacağı. Her ayın sonunda size ne teslim edileceği. Bedele neyin girmediği: çekim, çeviri, reklam harcaması. Son olarak bedel ve süre. Aksaray SEO fiyatları sorusunun cevabı bu beş başlıktır; biri yoksa dosyanın kalınlığı onun yerini tutmaz.
Bu siteye yazılmış teklif, bu sitenin sayfalarını adıyla anar. “İçerik çalışması yapılacaktır” demez; “depo sayfasına eşyanın nasıl teslim alındığı yazılacak, nakliye sayfasındaki eski telefon düzeltilecek” der. Böyle bir satır yazabilmek için siteye bakmış olmak gerekir. Bakmadan hazırlanan dosya genel kalmak zorundadır; genel kaldıkça da kalınlaşır. İnce liste çoğu zaman daha çok bakışın ürünüdür.
Bizde o iki sayfa ilk ilmek listesidir. Önce büyüteç gelir: halı onarıcısının halıya yaptığı gibi, sitenize dışarıdan ve hiçbir yeri sökmeden bakarız. İpliği çözülmüş her yer bir söküktür; söküğün halının neresinde olduğu, müşterinin ayağının nereye takıldığı ve hangi ay ilmekleneceği yanına yazılır. Onaylamadığınız işe dokunulmaz. Her ay, neyin ilmeklendiğini düz sözlerle anlatan bir ay sonu sergisiyle biter.
İlk satırı yazmak için bir adres yeter: sitenizin adresini gönderin; iki siteniz varsa ikisini de. Her birini ayrı ayrı, ücret istemeden büyüteç altına alır, sökükleri size yazarız. Belli aralıklarla ikinci büyüteçte aynı yerlere yeniden bakar, iki sonucu yan yana koyarız. Kırk sayfa okumanız gerekmez; önünüze kendi sayfalarınızın adlarıyla dolu kısa bir liste gelir.
Nakliye sitemle depo sitemi tek sitede birleştirirsem her ay ödeyeceğim tutar azalır mı?
Aylık iş azalabilir; bakılacak site teke iner. Ama birleştirmenin kendisi bir iştir: sayfalar taşınır, eski adresler yenilerine yönlendirilir, hangi adın kalacağına karar verilir. Aksaray SEO fiyatları sorusuna iki cevap isteyin: ayrı kalırsa ne, birleşirse ne.
Hiç reklam vermiyorum; teklifimde yine de “platform ve araç gideri” diye bir satır var. Bu ne olabilir?
Ajansa sorun. Bu çalışmada arama motoruna ödeme yapılmaz. Satır, ajansın bu işte kullandığı yazılımların payı olabilir; o zaman hangi yazılımlar olduğunu ve payın nasıl hesaplandığını öğrenin. Adı açık yazılmayan bir kalemi, ne olduğunu anlamadan onaylamayın.
Lokantam en çok hafta sonu aranıyor; ajansımın o günlerde de telefona bakmasını istersem teklifte ne değişir?
Bir satırın eklenmesini bekleyin: hafta sonu kimin baktığı, hangi işlere bakıldığı, ilk cevabın ne kadar sürede geldiği. Bu, ajans için fazladan nöbettir; bedele yansıyabilir. Yazıya dökülmeyen “ne zaman isterseniz arayın” sözü ise bir şey bağlamaz.
Ajanstan iki sayfalık bir iş listesi istedim; “önce anlaşalım, liste sonra hazırlanır” dediler. Listeyi imzadan önce istemem haksızlık mı?
Değil. Ayrıntılı liste ücretli bir çalışmanın ürünü olabilir; ama ilk ayların işlerini adıyla sayan kısa bir taslak, neye imza attığınızı bilmeniz için gereklidir. İş adı yazmayan bir anlaşmada ay sonunda neyi soracağınızı da bilemezsiniz.